1928 Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinde dünyaya gelmiştir. O yıllardaki yokluk ve imkansızlıklar onu yoğurmuş ve olgunlaştırmıştır. Erzurum’da 3 yıl askerlik yaptıktan sonra Emirdağ’a dönmüş ve muhtelif işler yapmıştır. Taş kırmış, demircilik yapmış, at arabası ustası olmuş, marangozluk yapmıştır.
Hayatının en parlak zamanlarının Konya Cihanbeyli’nde At arabası yaptığı zamanlar olduğunu anlatırdı. Daha sonralar At arabası işi bitince İzmir’ de Marangozluk yapmaya başlamıştır.
Çok iyi bir zanaatkar, aynı zamanda kanaatkar bir insandı.
Tesbihe büyük ilgisi vardı. O yıllarda malzeme sıkıntısından dolayı herkesin güzel tesbihi olmadığını, olanların da tabiri caizse gözü gibi baktığını söyler ve kendi de öyle davranırdı.
Şiiri de çok severdi. Kendi yazdığı şiirleri de vardır. Sürekli bize öğütler veren şiirler okurdu. Yunus Emre Hazretlerinin yazdığı aşağıdaki şiirin dedemin hayatını etkilediğine inanıyorum.
“Çok diyar-ı gurbet gezdim, giymedim başıma bir taç.
Ne zengini tok gördüm, ne fakiri aç.
Ya Rabbi! Bana öyle bir feyz-i kanaat ver ki,
Namerde değil, merde dahi eyleme muhtaç.”
Aynı zamanda bir dua da olan bu şiir, kabul olmuş ki; hayatı boyunca kimseye muhtaç olmadan 2006 yılında göçtü bu dünya hayatından. Allahü teala rahmet eylesin.
Kendisinede bir fatihayı esirgemeyiniz.
Enes Amca